![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
kayın ağacı
![]() KAYIN AĞACI TÜRK VE DİĞER MİTOLOJİLERDE KAPSADIĞI ANLAMSAL ALANI ve ÖNEMİ TANIMI Kayın Ağacı, kayıngiller “Fagaceae” familyasının “Fagus” cinsini oluşturan bir türüdür. Anayurdu Kuzey Yarıküre’nin ılıman ve astropikal bölgeleridir. Çok uzun boylu olan bu küresel ve yaygın taçlı ağaçların gri renkli düzgün kabuğu ve kenarları girintili, ince tüylü ve uçları sivri olan parlak yeşil yaprakları vardır. Bu ağaçlar kışın yapraklarını döken ağaç grupları içine girerler. Sarımsı yeşil renkli, yuvarlak erkek çiçek kümeleri ince dallarda asılı olarak, dişi çiçek kümeleri ise aynı ağacın tüylü, kısa dallarında kümeler halinde bulunurlar. Yumuşak dikenli, üç köşeli fındıksı görünümlü meyveleri ise sert kabukludur. Avrupa’nın tümünde yaygın olan Avrupa Kayını (F.Sylvatica) ile Kuzey Amerika’nın doğusunda yetişen Amerika Kayını (F.Grandifolia) en iyi bilinen türlerdir. Her iki türden de değerli ve ekonomik değeri yüksek kereste elde edilir. Kayın, çok düşük ısılarda bile uzun zaman dayanabilmektedir. Gölgelik alanlarda daha sağlıklı yetişir. Kökleri orta derinliğe kadar iner. 700-800 sene yaşayabilir. Gövdesi ince, göğe doğru düz ve dimdik uzanan heybetli görünüşüyle tanınır. Akça olan kırçıllı (bazen gri) gövdesi üzerinde siyah seyrek çizgileriyle dekoratif süs bitkisi olarak da anılır. Amerikan Kayını’nın iri testere dişli mavimsi yeşil yaprakları sonbaharda sarı ve turuncu renge döner. Avrupa Kayını ise aynı mevsimde yapraklarını kırmızıya boyar. Avrupa Kayını’nın düzgün gövdesi yaklaşık 40 metreye kadar ulaşabilir. Kayın Ağacı’nın 10 kadar türü vardır. Ülkemizde yetiştiği yerler : Marmara, Ege ve Karadeniz bölgeleridir. (Ana Britannica Gnl.Kül.Ansiklp.Cilt.18/ 294- Hürriyet/1994-İst.) ![]() KULLANILDIĞI YERLER: Avrupa Kayını’nın tohumlarından elde edilen yağ, yemek yağı olarak margarin endüstrisinde kullanılır. Kayın katranının distilasyonundan antiseptik olarak kullanılan “kreozot” elde edilir. Bu da romatizma ve deri hastalıklarına karşı kullanılır. Kayın kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen su özellikle yüz lekeleri ve istenmeyen çillerin giderilmesinde kullanılmaktadır.AĞAÇ SEMBOLİZMİ VE KAYIN AĞACININ ÇEŞİTLİ RİTÜEL İMGELERİ: “Simgesel temaların en yaygınlarından biri olmuştur ağaç...(Genelde) ağaca tapınılmamıştır ama ona yüksek düzeyde bir kutsallık yüklenmiştir. Ağacın bu şekilde bir simgelenme özelliğinin oluşu onun yapısıyla çok ilgilidir. Ağacın daima yerden göğe doğru yükselmesi, küçük bir tohumdan kocaman bir gövde, dallar, yapraklar ve meyveler vermesi yanında, onun mevsimden mevsime değişikliğe uğraması, yani yapraklarını dökerek bir nevi uykuya dalması, hatta ölmesi ve sonra toprak altında kalmış olan köklerinin herhangi bir yerinden yeniden filiz sürmesi, kuru bir gövdenin yanında yeni bir filizin sürmesi başka bir anlatımla; yaşam-ölüm devinimini göstermesi insanların ilgisini çekmiştir. Ağacın dikey hali insanların zihninde, gelişmenin bir simgesi olarak yer almıştır. Çünkü gelişme nedense, imaj olarak hep yükseliş, yerden, topraktan ayağını kesmek, yükselip semavileşmek, göğe doğru çıkış olarak imgelenir. Bilinen normal ağaç sembolünden başka bir de TERSİNE AĞAÇ ,yani kökü dışarıda, yukarı doğru, dal ve yaprakları yere değen bir ağaç sembolü de bulunmaktadır. Alışık olduğumuz tarzdaki ağacı sembol olarak ele alanlarla, aynı ağacı ters dönmüş olarak ele alanlar arasında inanç farklılığı da gözlenir. İnsanlar belli bir aşamadan sonra, bu tersine duran ağaç sembolünü benimsemişlerdir. Bu ağacın kökleri yukarıda olduğundan besleniş yerden değil, göktendir. Sonuç olarak, birincisi (kökü toprakta olan) materyalist tarzda bir ağaç simgesi, ikincisi ise (kökü dışarda, göğe uzanmış) spiritüel bir anlayışı betimlemektedir. Ayrıca, ağacın yapraklarının sararıp dökülmesi ve sonra tekrar yeşerip çıkması evrensel gelişimin devresel karakteri için de bir simge olmaktadır. Hatta kesilen (öldürülen) bir ağaç gövdesinin yan taraflarından bahar gelince tekrar sürgünlerin çıkması, ölümün ve yeniden doğuşun simgeleri olarakalgılanmıştır.” (Semboller ve Yorumları –Bölüm 1-2 Necmettin Ersoy/Dönence Yayınl. Nisan 2000/380-381) Ağaç, göğe doğru uzanan formu, yaşayan hatta meyveleriyle besleyen “anaç” özelliği ile neredeyse tüm inanışlarda kutsal bir atrib bürünmüş, bir çok mitolojide başlı başına bir kişilik, canlı bir ruh, bir peri olarak algılanmıştır. Eski Yunan mitolojisinde her ağacın bir perisi “DRYAD” ı vardı. Bu perilerin bazıları ait oldukları ağaçla doğar, büyür ve onunla birlikte ölür, kimi ağaç perileri de ölümsüzdür. Dryad’ların “HAMADRYAD” adlı kardeşleri vardı ve bu canlılar da daha ufak bitkilerin, çalı ve küçük boylu ağaçları korurlardı. Bu yarı ölümlü veya ölümsüz varlıklar 3 cü dereceden birer tanrı sayılırlar, ağaçlar sağlıklı olduklarında onlar da sevinir, gelişirler, ne zaman ki ağaç sararıp solsa, yapraklarını yitirip kurumaya başlasa bu perilerde derin bir yasa girerlerdi. Örneğin, Orpheus’un eşi Eurydike bir Dryad’dır. “Toprağa gömülmüş kökleri ve gökyüzüne uzanan dallarıyla ağaç insanın inkarnasyonunu da simgeler. Bu öyle bir yaratılış formudur ki “aşağı” ile “yukarısını” birleştirmektedir. Eski kültürlerin bir çoğunda özellikle bazı ağaçlar veya onların oluşturdukları koru veya ormanlar son derece saygı ve sevgiyle korunur ve bu gibi yerlerin doğa üstü yaratıkları, tanrı veya yarı tanrı varlıkları barındırdıklarına inanılırdı. Dahası, ağaç, etrafında “KOZMOS” un dolandığı başlı başına “DÜNYA EKSENİ” olarak kabul edilirdi. Örneğin, Almanya’nın kuzey kesimlerinde bulunan eskikabilelerde “” – Dişbudak ağacı, kozmosun göbeği olarak kabul edilmiş, yine Yukatan yerlileri Mayalar’ da “Ceiba” veya “Yaxché” olarak adlandırılan ağaç son derece kutsal sayılmış ve dünyanın merkezinden gökyüzünün kapılarına doğru uzanıp yol gösteren bir varlık olarak algılanır ve dünyanın dört köşesinde de bu ağacın çeşitli renklerinden olduğuna ve dünyayı sımsıkı tutuğuna inanırlardı. Aynı inanış Çinliler’de de bulunurdu. “Kien-Mou” olarak adlandırdıkları bir ağacı ölümün hüküm sürdüğü toprak altı bölgesiyle tanrısal gökyüzünü birbirlerine gövde –kök – dal-yaprak düzeniyle bağladığı kutsal bir varlık olarak kabul ederlerdi.” (Encyclopédie Des Symboles / Michel Cazenave – Edition: La Pochothèque(Livre de Poche) 1996/Paris –Pages:42-43) Ağaç sembolizmiyle ilgili olarak evren-ağaç ilintisi tüm inanışlarda özellikle rastlanılan bir olgudur. Genelde şu şekilde algılanmaktadır: “Ağaç evrenin üç katıyla ilintilidir: Toprak altı, toprak yüzü ve toprağın üstündeki yükseklikler. Kökler arasında kurtçuklar ve yer altının diğer tüm yaratıkları dolaşır, öte yandan dallara kuşlar konar. Bu iki evreni yani yer ile göğü ağacın gövdesibirleştirir. Ağaç bu iki ayrı evreni bir birim içinde topladığı gibi dünyayı yaratan dört elemanı da bir araya getirir: Besi suyu ile dolaşımı yapar, toprak kökler aracılığıyla kendi bedeni ile bütünleşir, hava yapraklarını besler, ateş ise odunun sürtünmesiyle elde edilir. Yani ateşe ait olan bir öz bulunur kendisinde.... Ağaçta bulunan hava, ateş, su ve toprak ana maddelerinin dışında bir de ESİR denilen beşinci eleman da vardır. Esir, sözcük anlamıyla, havadan hafif olmak üzere, gök cisimleri arasında varlığı tasarlanan bir ortamdır. (Dryad?) Bu eleman ise “HAYAT AĞACI” şeklinde ortaya çıkmaktadır. Ağacın sahip olduğu simgelerden biri de onun DÜNYA EKSENİ” oluşudur.....”DÜNYA AĞACI” olarak da algılanan Hayat Ağacı bir çok gelenek ve toplumlarda değişik ağaçları dünya ekseninin simgesi olarak kabul edilmesine neden olmuştur. Örneğin, Fransa’da Meşe, Germenlerde Ihlamur, Skandinavya’da ve Kuzey Germen bölgesinde Dişbudak, Hindistan’da Banyan Ağacı, Sibirya’da KAYIN AĞACI, İslamda ise Zeytin Ağacı bu bakımdan kutsal sayılmışlardır.” |
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| çiçeklerin dili... | Ecelin | Bitki ve Bitki Bakımı | 0 | 03-07-08 19:08 |
| Kayın (Fagus) | Ecelin | Bitki ve Bitki Bakımı | 0 | 03-07-08 16:24 |
| Sığla Ağacı (Liquidambar) | Ecelin | Bitki ve Bitki Bakımı | 0 | 03-07-08 16:21 |
| İncir (Ficus carica) | Ecelin | Bitki ve Bitki Bakımı | 0 | 03-07-08 16:04 |